zeus asasını yere çarptı
bir gürültü koptu!
hepimiz yerimizden fırladık
misafirlerin koruyucusudur.
gökyüzü kucak açtı.
6 hours ago
zeus asasını yere çarptı
bir gürültü koptu!
hepimiz yerimizden fırladık
misafirlerin koruyucusudur.
gökyüzü kucak açtı.
herşey bir rüyayla başladı. aynaydı zaman. rüyalar gerçek gerçekler yalan deyemeyiz belki ama daha az gerçek. diye bir şey duymuş muydunuz? tepetaklak olmaya inanırım. bir elimin üstünde amuda! sesler daha yakın, görmek daha kolay. bu dünya bir hayal ölmek gerekiyor; başta türlü doğmak gerekiyor. hergüne iyicene gülmek gerekiyor.
şimdi bir kaç zaman olympos güncesi.
keşfettiğimiz herşeyi tüketiyoruz dedi yüzünde muzip ama üzgün bir ifadeyle. neden tüketelim belki yeniden keşfediyoruzdur dedi plasebo etkisi mutmain insan. arapça kelimelere sardı bir yandan. çünkü onları tüketemiyorsun. sadece arapçaları mı hayır. hepsini, bütün kelimeleri. mesela yearning. ne müthiş hikayesi var kelimenin. kelimeyi kelimeyle anlatıyorsun o zaman insanı da insanla. beni anlatan insan.
todorov’dan öğrendi araplar en yalancı ırkıymış dünyanın. ırk neydi? mecaz. fonetiği bile kötü ayrım. absürd.
neye göre sınırlandırılıyorsun. neye göre tasnif ediliyorsun. ben bundan sonra keşfettiğim hiçbir şeyi tüketmemeye, hep azalmaya hep azalmaya, gereksiz herşeyden kurtulmaya çalışacağım. böyle çalışarak boyut değiştireceğim. böyle çalışarak inanabiliyor musun belki uçacağım. çünkü bence yaradan sevgilim.
kötü herşeyi görüyorum, atlayasım geliyor bir yerden ve oyuncak bir tabanca aldım evde intiharcılık oynuyorum. ama oyunda kalıyorum hep. asla mızıkçı değilim. oyunun sonunu merak ediyorum. ben sadece, hırsınızın, uzun emellerinizin ne kadar saçma olduğunu kanıtlamak için, her hafta ölüyorum işte.
her hafta ölmekten halim de kalıyor. her hafta yaşasam halim kalmazdı ki.
yüzyıllar boyu gezdin zamanın ve mekanın dışında.
kalbini açan bilir.
yıkmazsan olmaz öyle doğulmaz.
yapmayınca olunmaz
göklerde bir ayin
gece bir kahin
fısıldıyor sırları
uçlarımla sana değiyorum
ben ben değilim nerden bileyim?
her yerimi dolduryorsun
koyamıyorum senin yerine başkasını.
Beslenmek için karnımı istiyorsun
Doymak için saçlarımı istiyorsun
Memelerimi istiyorsun, traşlı başımı
Usul usul ölmemi istiyorsun
Ölürken çocuk sözcükleriyle mırıldanmamı istiyorsun
Joyce Mansour
gitar çalıp şarkı söyleyen adamlar ve balık tutan kadınların kütüphanesi için tuna nehri kenarında bir hayal.
evrene doğru yolculukta
bir harita yanınızda.
sonsuza hazırlananlar evrenin haritasına hoş gelebilirler;
fotoğraf: gökhan eryaman
saçını hergün tarar, aynalara güzel görünür.
ipuçları gözlerimin önünde birleşiyor.
herşey birleşiyor!
günaydın.
*iç içe geçirilmiş olduğumuz bu yerde sen bana herşeyden yakın.
çok güzel bir rüya gördüm. bir ara sorun da anlatayım.
kurşunlara zırh gibi geliyor deli bando!