Our Blog

Soundcloud

Upcoming Gigs

About

Küçük yaşlardan beri muzik ve sahne sanatlarıyla ilgilenen İstanbul doğumlu şarkıcı, ülke çapında büyük ses getiren çıkış albumü "Hayvanlar" ı 2008 yılında yayınlandı. İkinci albümu Deli Bando (2012) ile kendisini ve muziğini yeniden tanımladı. Dünya değişim ve dönüşümün esas olduğu bir dönemden geçerken Mori'de muzik serüvenine arayışlarla bir dolu yolculukla devam ediyor. Sizi de şehirin kalbine ve evrenin derinliğine davet ediyor..

Network

Booking Agent / Burçin Özdemir

burcin.ozdemir@gmail.com / +90 532 2417950

video

içinden geçemediğim her şey için bu sabah derin bir nefes aldım…


video: Ulaş Erdoğan 
muzik: Can Çankaya

photo

TARANTA - BABU’YA 
BEŞİNCİ MEKTUP 
 

Görmek 
        işitmek 
                duymak 
                     düşünmek 
                               ve konuşmak 
koşmak alabildiğine 
başı dolu 
         başı boş 
koş- 
      -mak… 
Hehehey TARANTA - BABU 
                                   hehehey 
yaşamak ne güzel şey 
                          anasını sattığımın 
                                           yaşamak ne güzel şey.. 
Düşün beni 
kollarım, senin üç çocuk doğurmuş 
                                    geniş kalçalarındayken… 
Düşün sıcak… 
Düşün kara bir taşa damlıyan 
                                         çırılçıplak 
                                                bir su sesini… 
İstediğin yemişin 
                 rengini, etini, adını düşün… 
Gözdeki tadını düşün 
kıpkırmızı güneşin 
                yemyeşil otun 
                          ve koskocaman 
                             masmavi bir çiçek gibi açan 
                                                         ay ışığının… 
Düşün TARANTA - BABU! 
İnsanoğlunun yüreği 
                                kafası 
                                        kolu 
yedi kat yerin altından 
                             çekip çıkarıp 
öyle ateş gözlü çelik allahlar yaratmış ki 
kara toprağı bir yumrukta yere serebilir, 
yılda bir veren nar 
                        bin verebilir. 
Ve dünya öyle büyük, 
öyle güzel 
        öyle sonsuz ki deniz kıyıları 
her gece hepimiz 
        yan yana uzanıp yaldızlı kumlara 
yıldızlı suların 
        türküsünü dinleyebiliriz…

Yaşamak ne güzel şey 
                        TARANTA - BABU 
                                        yaşamak ne güzel şey… 
Anlıyarak bir usta kitap gibi 
bir sevda şarkısı gibi duyup 
bir çocuk gibi şaşarak 
                           YAŞAMAK… 
Yaşamak: 
birer birer 
            ve hep beraber 
                          ipekli bir kumaş dokur gibi… 
Hep bir ağızdan 
                sevinçli bir destan 
                                        okur gibi 
                                                YAŞAMAK.. 
 

… … … . . 
… … … … …

YAŞAMAK.. 
Ne acayip iştir ki 
        bu ne mene gidiştir ki TARANTA - BABU 
bugün bu 
«bu inanılmıyacak kadar güzel» 
bu anlatılamıyacak kadar sevinçli şey: 
böyle zor 
bu kadar 
            dar 
böyle kanlı 
            bu denli kepaze… 

Yarın, yani 6 Nisan Pazar günü saat 20.:00’de Karaköy Külah’ta!

1960 ‘ların free jazz’ı ve 2013’ün İstanbul’u kozmik rastlantılarla bir araya geliyor ve tam da bu esnada Taranta Babu ! rengarenk bir kara komedi filminde, araba takip ve sevişme sahnelerinin elektrikli, eterik ve delirtici müziklerini çalıyor.

 

photo

Mati Klarwein….

#matiklarwein 

photo


Divane aşuk gibi…

Divane aşuk gibi…

photo

Güneşli bahçelerde, gündüz sonra gece sonra derin uykular…
Gülen büyücünün penceresinden bakarsın pervasız hayatlar boyu,
dışarı ve içeri,
ki iç dıştır,
düş de düş.
Yerde de gökteki gibi, yaşamlar boyu serseri!
Aşıkların yaraları şifanın nedeni,
Karışlarlar toprağı karışmak için denizlere seller gibi…

#yaseminmori #sehacan

fotoğraf: Cansu Naz

Güneşli bahçelerde, gündüz sonra gece sonra derin uykular…

Gülen büyücünün penceresinden bakarsın pervasız hayatlar boyu,

dışarı ve içeri,

ki iç dıştır,

düş de düş.

Yerde de gökteki gibi, yaşamlar boyu serseri!

Aşıkların yaraları şifanın nedeni,

Karışlarlar toprağı karışmak için denizlere seller gibi…

#yaseminmori #sehacan

fotoğraf: Cansu Naz

photo

Berkin Elvan… 15 yaşında, başına gaz fişeği isabet ettiği için 269 gün komada kaldı ve bugün hayatını kaybetti… 

Aynı ülkenin insanlarının içerisinde bu kutuplaşmayı yaratan, birbirimizi din, dil, ırk, cinsiyet farklılıklarıyla bölmeye çalışan, insanlığın onurunu durmadan ayaklar altına alan, 15 yaşına komada girmiş bir çocuğun ölümünden sorumlu destan yazıcılar yani bugünün iktidar sahipleri her daim kötüler, katiller, hırsızlar, diktatörler olarak anılacaklar…

İnsanlık inadına hep güzel taraflarını göstermeye, içimizde taşıdığımız kalpten, aşktan, bakışlardan, sevgiden, birlikten, doğadan, türkülerden, masallardan bahsetmeye devam edecek…

Küçük prensimiz Berkin, gez dolaş, koruyucu meleklerin hep seninle, bize en güzel gezegenlerden haberler yolla…

çizimler; Rıza Türker, Mert Tugen

photo

Bana en çok yaşam enerjisi veren, ilham kaynağı olan kadınlardan bir tanesi Esma Ekiz. 

Tipik bir köy kadını olmasının yanı sıra, çalışmaktan, ekip biçmekten kalan zamanında bu şaheser resimleri üretip ardında bırakmış… Onu bu anlamlı günde sevgiyle anıyorum, bir çok insan için ilham kaynağı olacak bu kadını tanımaktan çok mutluyum…

ESMA EKİZ

Karadeniz’in dağlık yörelerinden olan Giresun-Aluçra’da dünyaya geldi. Annesi Havva Aptal, babası ise Kurtuluş savaşı gazilerinden Hasan Yayla’dır. Kökenleri Orta Asya-Horasan’dan gelme olup, Oğuz’ların Kınık boylarındandır. 1938 Yılında köylüsü Raif Ekiz’le evlenir. Bu evliliklerinden en büyük çocukları Münire Ekiz (Özçam) dünyaya gelir.. Ardından 1945 yılında Metin Ekiz (Heykeltraş) dünyaya getirirler. Yörenin verimsizliği, kardeşler arasındaki ekilecek tarlaların bölüşülmesi sonucunda yaşamlarını ikamet ettirebilmek için1947 yılında Samsun’un Terme İlçesine göç ederler. Baba Raif Ekiz ayakkabı tamirciliği, marongoz ustalığı, inşaatlar da kalıp ustalığı gibi çeşitli işler yapar.. Terme İlçesinde de 1949 Yılında Sevim Ekiz (Kırbaş), 1950 de Rafet Ekiz, 1951 yılında da Sevgi Ekiz (Kınık) dünyaya gelir.. Kalabalıklaşan aile bir yandan zor şartlar altında, yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürürken, bir yandan da o yoksulluğa rağmen Samsun’a göç ederler. Burada Esma Ekiz Tekel tütün depolarında çalışmaya başlar.. Raif Ekiz de inşaatlarda kalıp ustası olarak çalışacaktır. Samsun’da da önce 1955 yılında Rahim Ekiz (Heykeltraş), ardından 1960 Yılında da Turgut Ekiz (Senarist-aktör) dünyaya gelecektir. Baba Raif Ekiz, gibi anne Esma Ekiz de çocuklarının okumasını isteyecekler.. Ekonomik zorluklardan dolayı dört erkek oğullarını üniversiteye kadar okuturlar. Onların birer başarılı sanatçı olmalarında baş rolü oynarlar. 
1972 yılında tütün işçiliğinden emekli olan Esma Ekiz, bu tarihten sonra yaz aylarında yaylaya (Aluçra’daki köylerine) çıkar.. yılın beş altı ayını burada geçirir. Doğadan hiç kopmaz; inek, koyun, tavuk gibi hayvanlar besler, bunlardan yağ, süt, yumurta gibi besin maddeleri elde eder, bostanında çeşitli sebzeler yetiştirir, meyvaları toplar kurutur, yaz bitiminde elde ettiği bu ürünlerle tekrar Samsun’a dönerdi. Özelikle üç oğlunun resim-heykelle ilgili olmasından dolayı; siz resim yapar da ben yapamaz mıyım düşüncesi ile, ilk resimlerini oğullarından habersiz yapmaya başlar. Oğullarının Samsun’a gidip, orada bıraktıkları pastel ve sulu boyalarla kendiliğinden resme başlar.. 1970 lerin sonlarına doğru İlk yaptığı elliye yakın resimleri oğulları görünce ilk şoku onlar yaşarlar.. Annenin yaptığı resimler karşısında şaşkına düşerler.. Daha sonra bu resimleri gören akademik çevreleri de şaşkına düşürür.. Oğulları bu tarihten sonra, annelerine kaliteli pastel, sulu boya ve resim kağıtları alıp gönderirler.. Yüzlerce resim üretir, bunların birçoğu da 1986 yılından itibaren sergilerde yer alır, bir çok seçkin koleksiyonda kendine yer bulur. 1987 yılında heykeltraş oğlu Rahim Ekiz’in bir binanın beşinci katından düşüp vefat etmesi onu da çok büyük derinden sarsar. Bu sarsıntı sonucunda beş yıla yakın resim yapmaz. 1992 yılında hayat arkadaşı Raif Ekiz’ kaybeder. Bu kayıplardan sonra resim yapsa da eskisi kadar yoğun üretmez. 1996 yılında Samsun’da vefat eder… Geriye görenleri şaşkına çevirecek, hayran bırakacak yüzlerce resim bırakır.. 

photo

Kedi kadın her zaman bir yol bulur! 

Kedi kadın her zaman bir yol bulur! 

photo




8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun!

photo

http://www.ya-native.com/ebooks/geronimo/GerStory.htm


Geronimo’nun hikayesi… (maalesef İngilizce, umarım Türkçe’ye de çevrilir, merak edenler içinTürkçe kaynaklar da vardır elbet) 

Kızılderili kültürü beni çok çekiyor, bir dönem mitolojilerine, hikayelerine çok merak saldım… Çok incelikli ve tinsel bir dünyanın kapılarını açıyorlar, tüm varoluşları ile hayal gücümü besliyorlar. 
"Geronimo" şarkısını yazarken atolyede sürekli "Reptil ırkından" bahsediyorduk (insan egosunun, bencillik, kibir ve korkuyla beslendiğinde ortaya çıkan bir çeşit yanlış evrimleşmiş insan modelini kastederek) "Geronimo" bir çığlık ve yardım isteği gibi ağzımdan kendiliğinden döküldü… Ben ona sığındım, o da bana, sanki hem elimden tutup yardım etmek, hem de hatırlanmak ve hikayesinin hatırlatılmasını istiyordu. 

Bu yerli halkın, bu güzel insanların da içinde barındırdığı dünyanın manevi dengesini hissetme, ruhanilik, doğaya saygıyı ve yüksek bir bilinç ve ruh hali gibi özellikler bence hepimizin özünde mevcut. Önemli olan özümüze sahip çıkmak ve onu cesaretle aramak ve korumak diye düşünüyorum. 

photo

rüyanı yaşıyor musun? 
hiçbir şey içeride değildir, hiçbir şey dışarıda / iç olan dıştır   
                                                         goethe

rüyanı yaşıyor musun? 

hiçbir şey içeride değildir, hiçbir şey dışarıda / iç olan dıştır   

                                                         goethe

photo

 

Gerhard Richter

Korsika (Feuer)

Corsica (Fire)

1969 60 cm x 85 cm Catalogue Raisonné: 212

Oil on canvas

Landschaften
Landscapes

1969 36.7 cm x 51.7 cm Atlas Sheet: 180

photo

2002 ‘de yaptığım bir çocuk kitabı denemesi,

içimdeki çocuğun gözünden görerek resimlemeyi yazmayı denemiştim

Küçük Prens’in dostları Mo ve Mori

Bu vesileyle 15 yıl boyunca benimle olup beni her halimle seven ve büyüten köpeğim Ella’yı sevgiyle anıyorum….

photo

Büyükada’da kedi Bihter’le zaman yolculuğumuzdan selamlar olsun sizlere….

Büyükada’da kedi Bihter’le zaman yolculuğumuzdan selamlar olsun sizlere….

video

"Doğanın ruhu, ormanın perisi, bir garip ışık varlık, şehirde süregelen yalnız, yenik hayatlara dokunur ve her kesimden insanı nehrin yanında bir ateşin başında toplar"… ‘Işığa Geldi Çocuklar’ için bir klip üzerine Yasemin’le konuşmaya başladığımızda aklımızdaki şey böyle bir şeydi. Kendimizi haziranın coşkulu bir cumartesi gecesi, gezi parkında "şu an klibin içindeyiz" diye gezinirken bulacağımızı düşünmüyorduk hiç. Cansu'ya, Ulaş'a, Aras'a, Helva'ya ve Yasemin'e teşekkürlerimle, ışığa gelen çocuklara ithaf ederim. Seha Can

yaseminmori
yaseminmori