Yörüngesinden Çıktı Sızlayarak Bir Akşam
Ve taksi dolu geçti
ama yürümek de güzeldi
Kadınlığın erkeklere yüzbin senelik öfkesini yere vurdu topuklar
arsızca istediler, ayarttılar
Erkeklerin kadınlara duyduğu bütün kudurmuş arzu bütün istek stilettoların ince kaygan ve sivri uçlu, sert topuklarına doldu ve cezbetti
Erkek kadına bir silah verdi, varoluşsal silahına karşılık geldi
Sevişmeden gerçek bir sulh mümkün değildi adeta bu ırkla
Kadından geldiğini unutmuştu bu ırk, ona bunu geri vermek gerekti
Derinlemesine bir sevgi tüm ezberi bozardı zaten
Aşkla, meşkle sevişmek de ne güzeldi
Elmamı ısır, sana neler neler söyler, savaşı unutur, kendini bulursun.
Kadın ya da erkek ya da kadın
Hatırlamıyorum ilk ne zaman buldu beni o dönüştürücü hamle..hata değildi…dönüşmekten iyisi hala yaşıyor olmak
Bu hayatta ve öncelerinde o kadar çok doğdum ki..Beni doğuran kimselere gitsin bütün şarkılar
Yaşamaktan, varlıktan bahsedin sadece bana…ışığa gittiğimiz yoldan bahsedin…içim son raddesinde ışıldarken, yolun çetrefillerinden, dağlarından tepelerinden, karıncaların evlerinden, ankaranın bozkırında sarı sarı dikenlerin altında saklanan uğur böceklerinden bahsedin.
İçeceğimiz içkilerde insanlığın kahkahası olsun, meylerde yüzbinlerce yıllık tarih bütün damarlarımızda aksın dursun. Şişelerin içinde tutunup yüzeceğimiz balıklardan, ormanın rızasıyla kuracağımız kulubemizden bahsedin. Toprağa sunduğumuz tohum kadarız biz, bir yerlerde bir ağacın varsa için neşe dolsun. Yoksa hemen işe koyul, yol yakın..
Her şeyi her erkeği her kadını yeryüzünde varolmuş her canlıyı ölürcesine sevmene yol acacak gizli bir atom parçacığı varmış
Bence tanrı olsa olsa parçacığı budur -onu arayanlar bulamazlar, o isterse gelir sana ve aşk eder tüm alemi ve onu bulanla raks eder tüm alem. En beklenmedik anda gelir, onu içine al, koru, besle, büyüt, sev, o senin tohumundur-
Bu parçacık içimize dolduğunda mucizeler gerçekleşirdi.
Musa’nın asası Kızıl Denizi yarar, İsa göğe eğerdi. Hayvanlar topraklara hükmederdi, Hepsi bizdik. Minaraller, vitaminler, sular seller, şemsiyeler altında sonbahar, yelpazelerle yellenirdi yazlar, palmiyelere dolanmış maymunlar, türlü renklerde papağanların insanla aşık atma çabası, bisiklet turunda bir akşam üstü rüzgarı hepsi biziz işte neyi anlamıyorsun?
Herşey hassaslaşıyor, sen oldukça bu dünyayı bir arada yerinde tutan şeyin özüne iniyoruz. Öyle bakınca aslında şu kaba beton bile ne kadar narin. Sanki eriyiverecek altımızdan kayıp gidecek bir yakınlaşma anında. Sırlara karışacağız, doğru ve yanlış kalmayacak herşeyi bütünüyle ve olduğu gibi güzel kılacak gözlerimiz. Kapılar sırf bize açılacak, şehrin ışıkları sönecek.
Karanlık sokaklar,
Bu taraf iyilerin tarafı
Tüm varlığımı koyuyorum ortaya, kazanmanın ve kaybetmenin ötesinde. Varlığım gökyüzünün erdemine, yeryüzünün sancısına, ağaçlarına, varoluşun gizemine, insanlığın çelişkisine, içimizdeki tüm sevgiye, aşka ve muziğe yol açan her şeye armağan olsun.
Daha ne ister insan?
Resimler: Damien Elwes
Sergei Mosienko
1 month ago
2 months ago
Sen Beni Sokaklardan Say
TİRZAH’A
Doğan herşey Kalımsız Doğumla
Çürüyecektir toprakta
Bu döngüden sıyrılsın diye özgürce;
Öyleyse neyleyim ben seninle?
Utanç ve Gururdan doğar Cinsiyetler
Gün boyu sürüklenir, geceleyin ölürler,
Oysa Ölümü Uykuya çevirir Kayra;
Cinsiyetler doğar çalışıp ağlamaya.
Ölümlü yanımın Anası, sen,
Yüreğimi ezinçle biçimleyen,
Asılsız kendini aldatan gözyaşları
Tıkayan Burumu, Gözlerimi, Kulaklarımı,
Kilitledi dilimi duygusuz çamurda
Bağladı beni Ölümlü Yaşama:
Özgür kalırım İsa’nın Ölümüyle,
Öyleyse neyleyim ben seninle?
William Blake
3 months ago
yüklü bulutun şiiri
Mahkumu olduğum kafamda ne şehirler
Ne bilinmedik ne gidilmemiş dünyalar
Ne bilmediğim erkekler
Ve onların bilmediğim halleri, hayalleri
Kafamda bir filin ayak sesleri
Dolaşmayı seviyor
Ne hikayeleri delilerin (denizlerin)
Ne sabahı bir gecenin (gezegenin)
Ona sevdirdiğim sabahların kahvaltısı var
Kül kedisi gibi en azla yetinir, en güzele soyunurum
Siste bir bulvar düşünür
En ortasından yürürüm
Trik drum trik drum trık drum
Evime bir varabilsem nasıl da güzel ensesi
Başımı ensesine kaydırıp, dudağımı en güzel yerine daldırıp
Beyaz yalanlar söylerim
Ama çok güzel söylerim duymak ister
Beyaz karlardan kızlara gelinlik dikerim
Bir kış boyu idare eder
Gelinler baharlar gibi açar
Yaz gelince aşklar biter
Ve gerdanlarımızı açıkta bırakan şeyler giyeriz
Ve herşey yeniden başlar
2009
3 months ago - read more...
11 OCAK 2012 Çarşamba gecesi YASEMİN MORİ VE EKİBİ BOGAZİÇİ CAZ KOROSU’yla beraber ortalığı sallamaya hazırlanıyor!!
Gel bize, oyunumuza ortak ol!!
4 months ago
Hayatın özü, tazeliği ve enerjisiyle capcanlı yeni bir yıl dilerim hepimiz için!! 2012’nin özel bir yıl olduğunu düşünüyorum. Kainatın tılsımlı gücü, aşkı, şefkati bizimle olsun. Muzik her delikten girsin içeri evlere vucutlara zihinlere dolsun, sonsuz olsun; Mutluluk, sevgi ve barış insanlığın içine hergün yeniden doğsun!
5 months ago
